Назад

Али Сабахаттин Скачать все книги 21 Количество книг

SES

Жанр в блоке книги Зарубежная Классика

Sabahattin Ali’nin yazdığı tüm öyküler; Değirmen (1935), Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943) ve Sırça Köşk (1943) adlı kitaplarda toplanmıştır. Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını, toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır.“Genç adamın bütün yeisi, bütün inkisarı, bütün kırılan ümitleri bu ufak ayak hareketlerinde kendini gösteriyordu. Vücudunun her tarafına hâkim olan, yüzünün en ufak bir ürpermesiyle bile içindekileri dışarı vurmayan gözleri, sonsuz bir derinlik ve sükûnet içinde yumuşak bir ışıkla parlayan bu adam, farkında olmadan kendini sağ ayağının bu minimini ve sinirli kımıldamasıyla boşaltıyordu. Ömrümde hiçbir insan yüzü, hiçbir ağlayış bana bu kadar acı, bu kadar manalı görünmemişti.”

Жанр в блоке книги Зарубежная Классика

Sabahattin Ali’nin yazdığı tüm öyküler; Değirmen (1935), Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943) ve Sırça Köşk (1943) adlı kitaplarda toplanmıştır. Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını, toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır.Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü; yüzü, yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü.Kağnı, taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.

Жанр в блоке книги Зарубежная Классика

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsamSanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursamEtrafım eskisinden daha bomboş olmuştur…Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur.Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.Ağaçlar şarkı söyler, rüzgâr tatlı eserdi.
Hiç azalmayan bir aşk, imkânsızlıklar içinde kıvranan, sevmekten vazgeçmeyen bir çift gönül. Dünyanın en güzel aşk hikâyelerinden biri denilebilecek kadar büyüleyici, hüzünlü, dramatik, coşkulu, soylu ve masum bir aşk Raif Efendi ve Maria Puder aşkı. Bu büyük aşk, içinde bir o kadar ayrılık, gurur, kırılganlık ve aşılması zor hiddet duvarları da barındırıyor. Sabahattin Ali’nin ilk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940 – 8 Şubat 1941 tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm olarak yayımlanan bu eser, 1943 yılında kitap olarak basıldı. Kahramanlarımızın yaşadıkları acılara rağmen okuyucuya ruhlarının konuştuğunu hissettiren bir baş ucu kitabıdır Kürk Mantolu Madonna. Fakat sergide gördüğüm bu kürk mantolu resim, ona hayalen dokunmama imkân vermeyecek derecede beni sarmıştı. Onunla bir aşk sahnesi tasavvur etmek değil, karşı karşıya, iki dost gibi oturmayı düşünmek bile elimden gelmiyordu. Buna mukabil, gidip o tabloyu seyretmek, bana bakmadığına emin olduğum o gözlere saatlerce dalmak arzusu gitgide artmaktaydı. Paltomu sırtıma geçirerek tekrar serginin yolunu tuttum ve bu hâl, günlerce devam etti.

Жанр в блоке книги Сказки

Sabahattin Ali'nin çocuklar için yazdığı masalları renkli ve resimli olarak ilk kez yayımlandı.

Жанр в блоке книги Историческая Литература

Yol amelesinin çadırı tarafından gelen saz sesi, ustaca çalınan bir meyandan sonra, susar gibi oldu ve bir erkek sesi o zamana kadar duymadığımız, fakat bize yabancı da gelmeyen bir halk şarkısı söylemeye başladı: Döndüm daldan kopan kuru yaprağa / Seher yeli, dağıt beni, kır beni; / Götür tozlarımı burdan uzağa / Yârin çıplak ayağına sür beni… Bu sefer ben de doğruldum. Saz tekrar kıvrak bir ara nağmesine başladığı hâlde, kulağımda hâlâ deminki sesin çınlamaları vardı. Arkadaşım, “Bu ne?” demek ister gibi yüzüme baktı. “Fevkalade!” diye mırıldandım.

Жанр в блоке книги Сказки

Sabahattin Ali'nin çocuklar için yazdığı masalları renkli ve resimli olarak ilk kez yayınlamdı.
Çocukluğunun en nadide yıllarında taşrada binbir kederi yaşamak zorunda kalan, metaneti ve yiğitliğiyle insanın kalbini parçalayan bir kahramandır Yusuf. Senelerin ağır ağır hiç durmadan geçtiği, geçerken de Yusuf’un gönlünde kaynayan; patlamaya hazır hislerin yoğunlaştığı, kalbinin derinliklerine yerleşen bir sevdaydı Muazzez. Birdenbire her şeyin değiştiği ve meçhulden korkulan gecelerin yaşandığı olaylar silsilesi… Hayattan beraber olmak dışında bir istekleri olmayan Yusuf ve Muazzez’in kaderi Selahattin Bey’in ölümüyle ayrılığı tadacak azap dolu günler yaşanacaktı… Ve gözlerini uzun müddet onun gözlerinden ayırmadı. Yusuf da ona bakıyor ve idarenin titrek ışığı vuran yüzünde yer yer ürpermeler oluyordu. Elini yavaşça uzatarak genç kızın saçlarını okşadı. O zaman Muazzez bu işareti bekliyormuş gibi doğruldu, Yusuf’un ellerini avuçlarının içine alarak “Kimi istiyorum, anladın mı?” dedi.

Жанр в блоке книги Сказки

Sabahattin Ali'nin çocuklar için yazdığı masalları renkli ve resimli olarak ilk kez yayımlandı.

Жанр в блоке книги Легкая Проза

Millî Eğitim Bakanlığının bu çalışmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya ve dilimizin gelişimini sağlamaya yönelik önemli bir çaba olarak görüyoruz.

Жанр в блоке книги Сказки

Sabahattin Ali'nin çocuklar için yazdığı dört masalı bir arada renkli, resimli ve sert kapak olarak ilk kez yayımlandı.

Жанр в блоке книги Зарубежные Любовные Романы

Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü, kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı. Sonra, sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi. Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü. Bu anda kafasından neler geçtiği, içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi; ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi. Yüzünü, yeniden bir allık kapladı. Yanakları birkaç kere ürperdi. Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı:
İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimî bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Sabahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan” kitabı 1940 yılında yayımlandıktan sonra büyük bir yankı uyandırmış, siyasi tartışmaya yol açmıştır.
Hiç azalmayan bir aşk, imkânsızlıklar içinde kıvranan, sevmekten vazgeçmeyen bir çift gönül. Dünyanın en güzel aşk hikâyelerinden biri denilebilecek kadar büyüleyici, hüzünlü, dramatik, coşkulu, soylu ve masum bir aşk Raif Efendi ve Maria Puder aşkı. Bu büyük aşk, içinde bir o kadar ayrılık, gurur, kırılganlık ve aşılması zor hiddet duvarları da barındırıyor. Sabahattin Ali’nin ilk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940 – 8 Şubat 1941 tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm olarak yayımlanan bu eser, 1943 yılında kitap olarak basıldı. Özel çizimlerle hazırladığımız “Kürk Mantolu Madonna”, kahramanlarımızın yaşadıkları acılara rağmen okuyucuya ruhlarının konuştuğunu hissettiren bir baş ucu kitabıdır.

Жанр в блоке книги Историческая Литература

Легендарный турецкий писатель Сабахаттин Али стал запоздалым триумфальным открытием для европейской литературы. В своем творчестве он раскрывал проблемы взаимоотношений культур и этносов на примере обыкновенных людей, и этим быстро завоевал расположение литературной богемы. «Мадонна в меховом манто» – пронзительная «ремарковская» история любви Раифа-эфенди – отпрыска богатого османского рода, волею судьбы превратившегося в мелкого служащего, и немецкой художницы Марии. Действие романа разворачивается в 1920-е годы прошлого века в Берлине и Анкаре, а его атмосфера близка к предвоенным романам Эриха Марии Ремарка. Значительная часть романа – история жизни Раифа-эфенди в Турции и Германии, перипетии его любви к немецкой художнице Марии Пудер, духовных поисков и терзаний. Жизнь героя в Европе протекает на фоне мастерски изображенной Германии периода после поражения в Первой мировой войне.

Жанр в блоке книги Классическая Проза

Сабахаттин Али (1906-1948)-известный турецкий писатель, мастер жанра психологического романа. В «Избранное» вошли лучшие из них: «Юсуф из Куюджака», «Дьявол внутри нас», «Мадонна в меховом манто».Действие первого из этих романов происходит в начале века. Тихую, размеренную жизнь обитателей деревни Куюджак потрясает зверское убийство бедняцкой семьи. Оставшегося в живых мальчика Юсуфа берет к себе начальник уезда. Борьба возмужавшего Юсуфа за счастье, за любовь кончается трагически: погибает его горячо любимая жена. Однако герой не сломлен, он готов еще решительнее бороться за лучшее будущее…Два других романа - о любви, о судьбах турецкой интеллигенции в канун и во время второй мировой войны.

Жанр в блоке книги Исторические Любовные Романы

Молодой интеллигент влюбляется в свою кузину и отчаянно пытается занять место под солнцем. Психологический роман о преодолении себя от автора «Мадонны в меховом манто».

Легендарный турецкий писатель Сабахаттин Али стал запоздалым триумфальным открытием для европейской литературы. В своем творчестве он раскрывал проблемы взаимоотношений культур и этносов на примере обыкновенных людей, и этим быстро завоевал расположение литературной богемы.

В романе «Дьявол внутри нас» Сабахаттин Али вновь исследует человеческую душу и крупными мазками изображает Стамбул начала ХХ века.

Омер – юноша интеллигентный, открытый и романтичный, однако Дьявол, живущий в нем, делает его инфантильным и безвольным. Влюбленность в кузину Маджиде, студентку консерватории, переворачивает его жизнь с ног на голову, и он отчаянно пытается сражаться со своим Дьяволом, но неизбежно утягивает девушку вслед за собой.

Внезапное появление первой любви Маджиде – пианиста Бедри – заставляет Омера задуматься: должен ли он и дальше рушить жизнь своей возлюбленной? Или Дьявол внутри него одержит победу?

Легендарный турецкий писатель Сабахаттин Али стал запоздалым триумфальным открытием для европейской литературы. В своем творчестве он раскрывал проблемы взаимоотношений культур и этносов на примере обыкновенных людей, и этим быстро завоевал расположение литературной богемы. «Мадонна в меховом манто» – пронзительная «ремарковская» история любви Раифа-эфенди – отпрыска богатого османского рода, волею судьбы превратившегося в мелкого служащего, и немецкой художницы Марии. Действие романа разворачивается в 1920-е годы прошлого века в Берлине и Анкаре, а его атмосфера близка к предвоенным романам Эриха Марии Ремарка. Значительная часть романа – история жизни Раифа-эфенди в Турции и Германии, перипетии его любви к немецкой художнице Марии Пудер, духовных поисков и терзаний. Жизнь героя в Европе протекает на фоне мастерски изображенной Германии периода после поражения в Первой мировой войне.

Популярные серии